Çocuğum Youtuber Olmak İstiyor

Küçük yaşta çocuklar vlogger olmaya başladı, bu durum çocukları nasıl etkiliyor?

Bazı çocuklar sadece video izlemekle yetinmiyor, video çekerek yayınlayıp vlogger olmaya çalışıyor. Çok sayıda popüler, yaşı küçük vlogger bulunması ve oldukça iyi para kazanmaları çocukların ve ailelerin ilgisini çekiyor. Ailelerin çocuğun ileride karşılaşacağı muhtemel zararları bilmemesi ya da maddi kazanç beklentisiyle bu girişimi desteklediğini, sınırlamadığını görüyoruz.

Çocukların video paylaşımı yapmasının, video izlemesinin etkilerini ve çocuğu korumak için yapılması gerekenleri birlikte değerlendirmek gerekir. Çocuklar çoğunlukla “sanal oyun, oyuncak tanıtımı, makyaj ve müzik” içerikli videolarla ilgileniyor. Çocuklar video çekerken, daha fazla ilgi görmek ve izlenmek için ilerde rahatsız olacağı davranış sergileyebilir. Sanal ortama yüklenen görüntülerin kolayca silinememesi arkadaşlarının alay etmesine ve çocuğun pişmanlık yaşamasına sebep olabilir. Çocukların özgüveni ve özerklik duygusu zedelenir.

Çocukların sanal ortamda daha çok vakit geçirmesine, yaratıcı, sosyal ve kültürel etkinliklere ayrılan zamanı azaltır. Zihinsel yorgunluğa bağlı kaygı, huzursuzluk, dikkat eksikliği ve uyku sorunlarına yol açar.

Küçük yaşta vlogger olmak çocukların geleceklerini nasıl etkiliyor?

Çocukların yaşına, gelişim düzeyine, ailenin destek olma ve koruma düzeyine, sanal ortamda karşılaştıkları içeriğe bağlı olarak etkilenme düzeyleri değişir. Yaşı küçük olduğu için ilgi ve beğeni alan çocuklar, büyüdükçe ilgi ve beğeninin azalmasıyla hayal kırıklığı yaşayabilir. Sanal ortamda yaptığı paylaşımlara yapılan olumsuz yorumlar çocuğun ruh sağlığını bozabilir. Çocuklar mizacına ve toplumsal değerlere uygun bir kişilik profili yerine sanal ortamda karşılığı olan bir kişilik profilini benimseyebilir. Çocukların gerçeklik algıları (kurgusal yaşam ve gerçek yaşam arasındaki farkı anlama yeteneğinin gelişmesi) tam olarak gelişmemiştir. Çocuklar izlediği videonun içindeki reklam, kurgusal konuşma ve davranışları gerçek olarak algılayabilir. Çocuklar izlediği videolarda karşılaştığı uygun olmayan davranışları benimseyerek günlük yaşamında sergileyebilir. Ayrıca, fazla internet kullanımına bağlı ortaya çıkabilen, şiddet içerikli davranışlarda bulunma, konsantrasyon güçlüğü, obezite, hayal gücünün gelişmemesi, ders başarısında düşme ve sosyal becerilerinin gelişmemesi gibi sorunlar yaşayabilirler.

Bu anlamda ailelere düşen görevler neler?

Çocuğun paylaştığı ya da izlediği videoları, videolara yapılan yorumları ve takip ettiği youtuber’ları yakından takip edin. Çocuğunuzdan videoyu paylaşmadan önce sizin onayınızdan geçirmesini isteyin. Çocuklar videonun içeriği kadar videoyu paylaşan Vlogger ya da youtuber’ın kişilik profilinden de etkilenebilir, o kişiyi örnek alabilir. İzlediği videoların çocuğa uygun olup olmadığını değerlendirin, çocuğun ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebileceğini düşündüğünüzde müdahale edin. Çocuğunuzu takip edemeyeceğiniz zaman ve yerlerde ya da kulaklık kullanarak video izlemesine izin vermeyin. Çocuğunuzla birlikte izleyerek, olumsuz içeriğe şahit olduğunuzda düzeltmelerde ve uyarılarda bulunun.

Çocuğunuz için katkısı olacağını düşündüğünüz ya da zararlı olmadığına emin olduğunuz vlogger ve youtuber’ları takip listesine alabilirsiniz. Böylece çocuğun video sitesinde fazla gezinmesine engel olur, olumsuz içerikle karşılaşma riskini en aza indirmiş olursunuz. Çocuğunuzla birlikte oynatma listeleri oluşturabilirsiniz. Video sitelerinde çalma listesi oluştururken reklam almasına izin verilen videoları tercih edin.

Video öncesinde reklam olması çocuğun reklama maruz kalmasına sebep olsa da, en azından videonun ilgili sitenin onayından geçtiği ve zararlı içerik barındırmadığı anlamına gelir. Videodaki gizli reklam ya da ürün yerleştirmesini çocuklar fark edemez, bu konuda bilgilendirin. Video sitesinin “güvenlik merkezi” bölümünü kullanarak zararlı içerikle karşılaşmayı azaltan kısıtlamalar yapın. Videolarda çocuğunuz oynuyorsa, çocuk oyuncularla ilgili mevzuata göre çocuğa ruhsal takip ve destek sağlayın. Çocuğunuzun internette izlediği içeriği takip edebilecek kadar, internet kullanımını öğrenin. Sanal etkinlikleri (oyun, video izleme vb.) çocuklar için oyalama ya da eğitim aracı olarak kullanmayın. Çocuk ve gençlerin sosyal etkinliklere katılımını teşvik edin, imkân ve ortam sağlayın, destekleyin ve mümkünse eşlik edin. Çocuğu sanal ortamda takip edebilecek ve koruyabilecek kadar internet kullanmasını bilin.

Çocukların eskiden olmak istediği meslekler arasında doktorluk, öğretmenlik vardı. Şimdi durum ne?

Çocuklara “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunu sorduğumuzda aldığımız cevaplarda ciddi değişim görüyoruz. Eskiden çocukların meslek tercihi genellikle doktor, öğretmen, polis, hemşire olmaktı. Şu anda vlogger ya da youtuber’lığı meslek olarak gören ve hedefleyenlerin sayısı arttı. Son dönemde bir araştırma şirketi tarafından 6-17 yaşındaki 1000 çocuğa büyüyünce ne olmak istediği soruldu. Çalışma sonucunda çocukların çoğu Youtuber ya da Vlogger olmak istediğini söyledi. Çocukların meslek tercihleri sırasıyla; YouTuber, Blogger/Vlogger, Müzisyen/Şarkıcı, Aktör, Film Yapımcısı ve doktorluk oldu. Benzer bir çalışma ülkemizde yapıldığı takdirde benzer bir sonuç çıkacağını düşünüyorum.

Çocukları sosyal medyadan, tvden, tabletten, telefondan kaç yaşına kadar uzak tutmak gerekiyor? Ya da bunlarla vakit geçirmelerine ne kadar izin vermek gerekiyor?

Çocuklar 0-2 yaş döneminde sanal ortam ve televizyondan uzak tutulmalıdır. 2-5 yaş döneminde içeriğinin çocuğa uygun olması ve yetişkin kontrolü koşuluyla en fazla iki saat süreyle izin verilmelidir. Çoğu sosyal medya platformu 13 yaş altında kullanıma izin vermese de pratikte yaş sınırına uyulmuyor. Aileler 10-14 yaş aralığındaki çocuklara kendi gözetiminde sosyal medyada çevrimiçi olmaya izin vermelidir. 15-18 yaş aralığında ise evin herkese açık alanlarında, gözetimsiz çevrimiçi olabilir. Çocuklar istek, arzu ve dürtülerini kendi kendilerine kontrol etmekte güçlük yaşadıkları için, on beş yaşına gelmeden önce şahsi bilgisayar, tablet ve akıllı telefona sahip olmaması gerekir. Aileler, teknolojik aletler çocuğun kendisine ait olduğunda kısıtlamada ve takip etmede daha çok zorlanırlar. Çocukları yetiştirirken çocuğun yaşayacağı dönemin şartlarını göz önüne almak gerekir. Çocukları internetten ve teknolojik aletlerden tamamen mahrum bırakmak doğru değildir. Aileler, akılcı yaklaşarak, çocuğa sınır ve kural koyarak, etkili denetim yaparak teknolojik araç ve internet kullanımını sağlamalıdır.

No Comments

Post A Comment