• LinkedIn

Okul Olğunluğu – Çocuğum Okula Hazır mı ?

Wifred (1993), okul olgunluğu kavramının ilk kez 1920’lerde ortaya atıldığını belirtmektedir. Okumaya başlamada
başarılı olmak için, uygun zihin yaşının altı olduğunun bulunmasından sonra, çocukların bu zihin yaşına mümkün olan en kısa sürede ulaşmaları için, okul olgunluğuna yönelik bazı programlara ihtiyaç duyulmaktadır
(Akt. Çıkrıkçı, 1999).

    Okula başlama, çocuğun ve ailenin yaşamında önemli bir görevdir. Okul olgunluğu; çocuğun bedensel, zihinsel,okul olgunluğu makalesine koulacak duygusal ve sosyal anlamda ilköğretimin gerekliliklerini karşılamaya hazır olması demektir. Genellikle her çocuk (özellikle okul öncesi eğitimin son derece yaygınlaştığı günümüzde) altı yaş civarında bu olgunluğa erişecek düzeye gelir. Ancak, bireysel farklılıklar nedeniyle, okul olgunluğuna ulaşma yaşı değişebilir. Gelişim basamakları her alanda tüm çocuklar için aynı olsa da, bazı çocukların bu basamakları tırmanışı, diğerlerinden daha yavaş ya da hızlı olabilir.

Çocuğun okula hazır olması ya da okul olgunluğu, çocuğun okul eğitimini başaracak gelişimsel düzeye gelmesini ifade etmekte olup okul başarısı açısından oldukça önemlidir (Özdemir Kılıç, 2004).

Yörükoğlu okul olgunluğunu, “okula başlama çocuk yönünden, belli bir ruhsal olgunluğa ulaşmış olmayı gerektirir. Zihin yetenekleri bakımından, çocuğun yaşına uygun bir öğrenme ve kavrayış düzeyine varması ilk koşuldur. Zekası yerinde olan bir çocuk da ruhsal bakımdan evden kopabilme olgunluğunu göstermeyebilir” şeklinde ifade eder (Yörükoğlu, 1993).

Thatcher ve arkadaşlarının (1987), okul olgunluğunu nöro-gelişimsel açıdan ele alan çocukluk ve ergenlik dönemi boyunca beyin gelişimi ile ilgili araştırmalarından çıkan iki önemli sonuç vardır: Birincisi, çocukların okula hazır olduklarını belirlemede yaş faktörünün çok fazla dikkate alınmaması gerektiğidir. İkincisi ise çocuğun okula başlaması için bilişsel olarak yeterli olgunluğa ulaşmasının yeterli olacağı görüşüdür (Akt. Yıldız, 2003).

Katz, okula hazırlık kavramını, okumayı öğrenmeye hazırlık olarak tanımlamaktadır. Ancak çocukların sosyal ve entellektüel gelişimlerinin de bu kavram doğrultusunda düşünülmesi gerektiğini vurgulamaktadır (Katz, 1991).
Peki ama günümüzde “okul olgunluğu” denince ne anlıyoruz?
Washington Ulusal Eğitim Panelinde, okul olgunluğunu,
1- Çocukların okula girişe hazır olması,
2- Çocuklar için okulun hazır olması ve
3- Aile ve toplum kendi isteği ile katkıda bulunup destek verip, vermemesi olarak üç aşamada belirtmişlerdir.
(Child Trends, 2001; Kagan, Moore ve Bredekamp, 1995). Bir çocuğun okul olgunluğu, doğumundan okula başlayıncaya kadar aldığı tecrübeler ve becerilerdir. Bu tecrübelerin 5 boyutu vardır.

1. Fiziksel sağlık, iyi yaşam ve motor becerileri,
2. Sosyal ve duygusal gelişim,
3. Öğrenme yaklaşımları,
4. Gelişmekte olan dil ve okur-yazarlık
5. Bilişsel (gelişim) ve genel bilgi.

Görüldüğü gibi okul olgunluğunda özellikle çocuğun öğrenme için belli bir olgunluk düzeyine ulaşmasının önemi üzerinde durulmaktadır. Bu olgunluk çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimleri açısından belli bir düzeye gelmesini ve okulda kendisinden istenileni başarılı bir şekilde yerine getirmeye hazır olmasını ifade etmektedir.

Bütün bu tanımlardan ortaya çıkan şey, çocuğun okul eğitimine başlamadan önce belirli bir olgunlaşma düzeyine gelmesi gereğinin araştırmacılar tarafından zorunlu bir ön koşul olarak ifade edildiğidir. Çocuğun okula başlamadan önce bu konuda yeterince öğrenim yaşantısını alması ve bunu başaracak zihinsel ve psikolojik yeterliliğe de sahip olması gerekmektedir. Bu yeterlilik için bir çok araştırmacının belirttiği gibi kalıtımsal faktörlerin yanında çocuğun içinde yaşadığı şartlar da çok büyük önem arz etmektedir (Çataloluk, 1994).

İlköğretime hazırlık, çocuğun herhangi bir duygusal karışıklığa uğramadan kolayca ve yeterli olarak öğrenebilmesidir. Bu yalnızca olgunlaşma ile ulaşılabilecek bir nokta değildir. Çocuk bu hazırlığa yeni öğrenme görevlerine temel olabilecek ön öğrenmesini “okul öncesi dönemde” öğrendiklerini tamamlayarak ulaşabilir. Çocuğun içinde bulunduğu ortam çocuğu doğrudan etkileyebilmektedir ( Oktay, 1999).
Dockett ve Perry 2003’de ebeveynler, öğretmenler ve çocuklar üzerinde yaptıkları araştırmada okula geçişte 8 önemli alanın gelişmesi gerektiğini saptamışlardır.
Bu alanlar;
• Bilgi (rakamlar ve yazı),
• Sosyal ayak uydurma (büyük ya da küçük grup çalışmalarına katılma, öğretmen ya da lidere uygun davranma),
• Beceriler (çeşitli nesneleri kullanma),
• Mizaç (okula alışma),
• Kurallar (hareket ve davranışların beklentileri karşılaması),
• Kiziksel gelişim (yaş ve genel sağlık durumu),
• Aile özellikleri (beklentiler, çocuk sayısı, ebeveynin eğitimi ve ekonomik düzeyi v.b),
• Ağitim çevresi (okulların çeşitliliği v.b.) gibi alanların gelişmesi durumunda çocukların okula hazır olarak başlayabileceklerini belirtmişlerdir (Dockett, Perry 2003).
Okul Olgunluğuna Temel Olan Alanlar
• Görsel olgunluk
• Renkleri ayırt etme
• Görsel hafıza
• El-göz koordinasyonu
• İşitsel ayırt etme- duyma
• Sosyal ve duygusal etkenler
• Dikkat süresi (Akt. Özdemir Kılıç, 2004). Çocuklar bu gelişim alanlarını başarıyla oluşturdukları taktirde ilköğretime hazır bir şekilde başlayabilmektedirler. Ancak çocuğun içinde bulunduğu ortama da uyum sağlaması gerekmektedir. Buna paralel çocuğun içinde bulunduğu ortam da olgunluğu etkilemektedir. Okul Olgunluğunda Etkili Olan Etmenler Çocuğu etkileyen faktörler ise şöyle sıralanabilir,
• Fiziksel faktörler (Bedensel gelişim, büyüme, hastalıklar)
• Zihinsel faktörler (Zeka, dil)
• Duygusal faktörler (Duygularını ifade etme, anneden ayrılık, üzgün olma)
• Sosyal Faktörler (Ailedeki yetişkinlerin çocukla birliktelik niteliği, sosyal çevrenin çocuğa sağladığı olanaklar,…) Bütün bu gelişim alanlarına ait pek çok becerinin okulöncesi dönemde aşamalı olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Evde ve anaokullarında çocuklar için yaratılan olanakların çok değerli etkileri vardır. Çocuğun yürüme, koşma, sıçrama, makasla kesme, resim ve harf çizme, arkadaşlarıyla birlikte oynama, sıra bekleme, dinlenme, sesleri ayırt etme, pek çok kavramı anlama gibi becerilerinin ve dikkat süresinin gelişmesi çocuğu okula hazırlar.

İlköğretim 1. Sınıf Çocuğunun Sahip Olması Gereken Yeterlilikler Okulöncesi dönemde gerek okulöncesi öğretmeninin gerekse ailenin çocukları yönlendirebilmeleri için ilköğretim 1. sınıfa başlayacak çocukların sahip olması gereken özellikleri bilmesi son derece önemlidir. Çocukların;
• Dikkatlerini uzun süre yoğunlaştırmaları (ders süresi 40 dk.)
• Kendi kendine giyinme becerisini (fermuarını çekme, düğmesini ilikleme, ayakkabı bağlama v.b.) kazanmış olmaları,
• Sırada dik ve belli bir mesafede oturmaları,
• Tuvalet kontrolünü sağlamış olmaları,
• Kendi temizliklerini yapabilmeleri,
• Sırasını bekleme ve sabır göstermeleri,
• Tenefüslerde kendilerini korumaları ve dengeli hareket etmeleri,
• Kendi sorumluluklarını taşımaları,
• Anneden ve evden kolay ayrılabilmeleri,
• Anneden ayrı oldukları için kırıklık duymamaları,
• Öğretmen ile iletişim kurabilmeleri,
• Öğretmenin verdiği talimatlara uymaları,
• Diğer çocukların varlığına katlanabilme ve onlarla baş edebilmeleri,
• Kendinilerini ifade edebilmeleri,
• Arkadaşlık ilişkileri ve iletişim kurma becerileri, ilköğretimin 1. sınıfındaki çocuğun okula uyumu ve öğrenme başarısındaki en temel yeterliliklerdir. Okulöncesi yıllarında çocuğun ilk deneyimlerin çocuğun yaşamında sürekli etkileri olduğunu söylemek mümkündür. Buradan hareketle okula hazırlık için okulöncesinde destek olunması gereken alanları şöyle ifade edebiliriz:
• Okumaya hazırlık becerileri (okuma ve yazma öncesi beceriler, sesleri tanıma, el-göz koordinasyonu sağlama),
• Matematik becerileri (0-20 arası rakamları tanıma, kavramları öğrenme, renkleri, şekilleri öğrenme v.b),
• Sosyal becerileri (sırasını bekleme, verilen yönergeleri takip etme, sessiz dinleme, paylaşma, işbirliği yapma, dikkat yoğunlaştırma),
• Motor becerileri (büyük ve küçük kas gelişimi),
• Duygusal beceriler (kendi duygularını uygun biçimde ifade etme, başkalarıyla empati kurabilme),
• Öz bakım becerileri (kendi gereksinimlerini karşılama, temizlik, beslenme, dinlenme v.b. alanlarla ilgili işleri yapma, giysilerini yardımsız giyip çıkarma) (Oktay ve Unutkan, 2005 s. 149). KAYNAKÇA Ü. Büşra Ülkü, ANASINIFI VE İLKÖĞRETİM 1. SINIFA DEVAM EDEN ÇOCUKLARIN VELİLERİ VE ÖĞRETMENLERİNİN, ÇOCUKLARIN OKUL OLGUNLUĞU HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESI, Çukurova Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2007. Oktay A. Ve Unutkan Ö. P. (2005), Erken Çocuklukta Gelişim ve Eğitimde Yeni Yaklaşımlar (Yayıma Hazırlayan Doç. Dr. Müzeyyen Sevinç), İlköğretime Hazır Oluş ve Okul Öncesi Eğitimle İlköğretimin Karşılaştırılması, Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2005. Oktay A. Ve Unutkan Ö. P. (2006), Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeğinin Geliştirilmesi ve Standardizasyonu, 1. Uluslar arası Okul Öncesi Eğitim Kongresi (Bildiri).

Çocuklarınızın Okul Olgunluğunu Desteklemek İçin;

• Resimli hikaye kitapları okuyunuz.
• İfade edici dili desteklemek için,çocuğun iletişime geçebileceği,kendi duygu ve düşüncelerini ifade edebileceği ortamlar hazırlayınız.
• Çeşitli konularda sohbet edip, kelime hazinesi ve dil becerisini geliştirmeyi sağlayınız.
• Hikaye oluşturma ve hikaye tamamlama oyunları oynayınız.
• Çeşitli konular vererek resim yapması,düşüncelerini resimlerle ifade etmesi için yönlendiriniz.
• Sınırlı boyamalar yapmasını sağlayınız.
• Nesneler arasında benzerlik ve farklılık bulma oyunları oynayınız.
• Yaşıtlarıyla sosyal ilişkiler geliştirebilecekleri ortamları oluşturmaya özen gösteriniz.
• Kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için fırsatlar verilmeli,kişisel sorumluluklarını yerine getirmesini önemseyiniz.
• İhtiyaçlarını erteleyebilme ve sabır becerisini geliştiriniz