• LinkedIn

Çocuklarda Kişilik Oluşumu

KİŞİLİK OLUŞUMUNDA AİLENİN ÖNEMİ
İnsan gelişimi, doğuştan getirdiğimiz özelliklerimizin çevresel koşullarla etkileşmenin bir ürünü olarak ortaya çıkmaktadır. Yaşam boyunca süren bu süreçte; bireyin fiziksel, bilişsel, ahlaki gelişim alanlarında ortaya çıkan değişmelerin yanı sıra, her birey kendisine özgü bir kişilik geliştirmektedir.
Yaşam boyunca kişinin diğer insanlarla ilişkileri, deneyimleri ve bu yaşantılarına ilişkin yorumları ve kararları kişiliğin oluşumunu etkileyen önemli faktörlerdir. Örneğin; çocukluk yıllarında topluluk karşısında konuşma denemeleri, deneyimleri ve bunlarla bağlantılı olarak çevresinden aldığı geri bildirimler ve kendisiyle ilgili yorumlarının sentezi kişinin gelecek yaşamında girişken, utangaç veya saldırgan kişilik özelliklerine sahip olup olmayacağına dair belirleyici etkenler olabilmektedir. Çünkü kişi bu bilgilere dayalı olarak kendisinin nasıl bir insan olduğuna ve olacağına karar verir; kendisinden beklentilerini bu bilgilere dayalı olarak temellendirir. Benlik kavramı olarak isimlendirilen bu yapı; kişinin kendine ilişkin duygu ve düşünceleri olarak şekillenip, davranış olarak diğer insanlarca gözlenebilir hale dönüşür. Dışarıdan gözlenebilen bu öğeler, kişinin diğer insanlarla ilişkilerinin şekillenmesinde aracı olur.
Kişilik gelişiminde belirli yaşlarda çocuğun edinmesi gereken bazı özellikler vardır. Bu özelliklerin kazanılmasında aile çok etkilidir. Aile ile çocuğun kurduğu ilişki, kişilik özelliklerini belirlemede etkili olacağından bu ilişkiyi sağlıklı kurmak, sağlıklı çocuklar yetişmesi açısından önemli olacaktır. Kişilik gelişiminin doğumdan itibaren yaşam boyu süren bir süreç olduğu, çocuğun algılaması, hafızası, düşünme yeteneği geliştikçe kişiliğinde gelişeceği ve kültüre göre farklı özellikler taşıyacağı bir gerçektir.
Kişilik özelliklerinin oluşumunda katılımsal faktörlerin rolünü belirleme çalışmaları, davranışsal genetik adında bir çalışma alanı ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, kişilik özelliklerinin ne kadar kalıtımsal olabildiğini belirlemeye çalışmaktadır. Kişilik özelliklerimizin ne kadarının, atalarımızdan genetik geçiş yoluyla belirlendiğini keşfetmeye çalışmaktadır.
* Kişilik üzerinde genlerin rolünü anlamak için, davranışsal genetikçiler, hayvan çalışmalarını ayrı çevrelerde yetişen özdeş ikiz çalışmalarını ve evlatlık verilme çalışmalarını kullanmışlardır.
* Çocuk ve evlatlık edinen ailenin ortak özellikler göstermesiyse, ortak genleri paylaşmadıkları için, kişilik üzerinde çevresel etkilerin rolü olarak kabul edilmektedir.
* Aynı çevrelerde yetişen tek yumurta ikizlerinin kişilik özellikleri karşılaştırıldığında; tek yumurta ikizlerinde genetik yapılarının aynı olduğu halde, farklı çevrelerde büyümelerine rağmen bu ikizlerin benzer kişilik özellikleri göstermelerine neden olabilmekte, bu durum ise genetik etkilerin rolüyle açıklanmıştır.
Kişilik bireyin kim olduğunu açıklar; yani belirli durumlarda neyi, nasıl yapacağını, çevresinde olup bitenleri nasıl değerlendireceğini, hayatında karşılaşacağı değişik olaylara nasıl tepkiler vereceğini ve değişik insanlarla kuracağı ilişkilerin doğasını ortaya koyar.
Kişilik gelişimi yönünden en önemli dönem, ruh sağlığının temellerinin atıldığı 0 – 6 yaş arasıdır. Hayatın bu devresini yeterli ilgi ve sevgiden mahrum geçirmiş çocukların, yetişkinlik yıllarında ruhi açıdan bazı dengesizlikler gösterme ihtimali yüksektir.

* Çocuğun ruh sağlığı hamilelik öncesine dayanır. Anne ve baba adayının birbirini seven, anlayışla yaklaşan bir çift olmaları önemlidir. Anne baba çocuk yetiştirmeye istekli ve gerekli şartlara sahip olmalıdır. Ayrıca çocukların cinsi eğitim, güven duygusu, ailede yeri olma, sevgi, ilgi, şefkat ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamada mesuliyet hissi taşımalıdır.
* Çocuk anne babayı taklit ederek, özdeşleşerek kişiliğini oluşturur. Kız çocuk anneye, erkek çocuk babaya benzeme çabası içindedir. Bu bakımdan anne ve
babanın her yönden çocuğa örnek olması gerekir. Ebeveynler, birbirlerine ve çocuklara karşı, tavır ve davranışlarının, tepki ve sözlerinin çocuğa model olduğunu bilmelidir. Çocuğa yapılacak nasihatlerden ziyade beğenilecek tavırlar yarar sağlar.
* Anne ve babanın hoşgörü içinde otorite sahibi olmaları gerekir. Korkutarak eğitmek, dövmek, yalan söylemek, hakarette bulunmak çocuklarda kişilik bozukluklarına sebep olur.
* Anne baba kendi aralarında sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki kurmalıdır. Çocukların yanında kavgaya dönüşen tartışmalardan kaçınmalıdırlar. Kavga ve geçimsizlikler çocukların ruh sağlığını bozar.
* Çocuklar anneye bağlı olarak doğar, bu yüzden iki- üç yaşını tamamlayıncaya kadar anne çocuğun yanında olmalıdır. Çalışmak zorun da olan anne, çocuğu bırakacak kişiyi ve yeri özenle seçmelidir.
* Anne sütü çocuklar için vazgeçilmez bir gıdadır. Çocuklar annelerini emip beslenirken, bir taraftanda duygusal ihtiyaçlarını karşılarlar.
* Çocuk eğitimi ile ilgili anne babalar bilgi sahibi olmalıdırlar. Burada önemli olan çocuk terbiyesinde büyük yanlışlıklar yapmamaktır.
* İlk yaşlarda çocuklara yapılan yardımlar, yaşları ilerledikçe yavaş yavaş azaltılmalıdır. Her türlü ihtiyacının karşılanmasına alışan çocuk, yaşı ne olursa olsun çocuk kalır ve böylece kendine güven duygusu da geliştiremez.
* Kişilik gelişiminde önemli prensiplerden biri ‘’iyi ve uygun davranışlara ilişkin yetenek ve becerileri geliştirmesine destek olmaktır. Burada azar ve kaba muameleden çok, övgü ve teşfike yer verilmelidir. Çocuğunuz güzel bir davranış gösterdiğinde, başarılı olduğunda memnuniyet ve sevginizi göstermeniz önemlidir.
* Çocuklar arasında hiçbir şekilde ayrım yapılmamalı ve durum ve özellikleri birbirleriyle kıyaslanmamalıdır.
* Çocuklar kendi cinsiyetlerine uygun yetiştirilmelidir.
* Anne baba aşırı baskıdan kaçınmalıdır. AİLEDE ÇOCUĞA YER VE DEĞER VERMELİDİR. Ancak anne-baba rolü çocuğa kaptırılmamalıdır.
* Yine ailenin çeşitli davranışları da çocuğun çekingen olmasına sebep olabilir. Çocuğu bir dakika önce öpüp sevmek, okşamak ve hemen sonra kızmak, çocuğa anlayışlı davranmamak onu ürkek, çekingen; aktif veya basif saldırgan davranışlara itebilir.
* Anne babanın çocuğun eğitimine fikir birliği etmeleri gerekir. Birinin kızdığı tavıra diğeri övgü yağdırırsa veya hoşgörürse, bu çelişkili tutum çocuğu ruhen dengesiz yapar ve hatta çocuk kimi zaman bu çelişkileri kullanır.
* Çocuğun oyun yeri serbestliğinin sağlanması önemlidir. Çocuk oyun ile öğrenmeye başlar, çeşitli oyunlarla bilgi ve becerisini artırmaya başlar.
* Huzurlu ve mutlu ailelerde büyüyen çocuklar kendine güvenli ve kendini gerçekleştirme eğiliminde olan çocuklar olurlar.

Detaylı iletişim bilgisi için Tıklayınız…